Şehir ismi oluşturucu
Gerçek İngiliz yer adı öğeleriyle kurulan şehir ve kasaba adları; her parçanın anlamı yanında: -ton, -ham, -ford, -caster ve ötekiler.
Adların kendisi İngilizcedir; bu tür İngilizce konuşulan dünyadan geliyor. Her adın altında, öğelerinin Türkçe karşılığı yazıyor.
bu biçimde 4.818 bileşim
- Fuldon
Ful murdarlık + don tepe
murdarlık, tepe
- Merwell
Mer göl + well pınar
göl, pınar
- Deepchurch
Deep derinlik + church ibadet yeri
derinlik, ibadet yeri
- Sedgeleigh
Sedge saz + leigh açıklık
saz, açıklık
- Alderthwaite
Alder kızılağaç + thwaite tarla
kızılağaç, tarla
- Eastbarrow
East gündoğusu + barrow kurgan
gündoğusu, kurgan
- Fairbridge
Fair hoşluk + bridge taş köprü
hoşluk, taş köprü
- Applewell
Apple elma ağacı + well pınar
elma ağacı, pınar
- Fulwick
Ful murdarlık + wick süt çiftliği
murdarlık, süt çiftliği
- Reedwick
Reed kamışlar + wick süt çiftliği
kamışlar, süt çiftliği
- Sedgemouth
Sedge saz + mouth ırmak ağzı
saz, ırmak ağzı
- Nethergrove
Nether aşağı yan + grove ağaçlık
aşağı yan, ağaçlık
- Chipkirk
Chip pazar + kirk kilise
pazar, kilise
- Elmwell
Elm karaağaç + well pınar
karaağaç, pınar
- Kirkcombe
Kirk kilise + combe dar vadi
kilise, dar vadi
- Holside
Hol oyuk + side yamaç
oyuk, yamaç
- Hayington
Hay biçilmiş ot + ington halk çiftliği
biçilmiş ot, halk çiftliği
- Heathburn
Heath süpürgeotu + burn akarsu
süpürgeotu, akarsu
- Wulfcombe
Wulf kurt + combe dar vadi
kurt, dar vadi
- Coldscar
Cold kış soğuğu + scar kayalık uçurum
kış soğuğu, kayalık uçurum
- Deepham
Deep derinlik + ham yurtluk
derinlik, yurtluk
- Bradby
Brad genişlik + by köy
genişlik, köy
- Reedcaster
Reed kamışlar + caster Roma kalesi
kamışlar, Roma kalesi
- Coldness
Cold kış soğuğu + ness burun
kış soğuğu, burun
İngiliz yer adları nasıl kurulur
¶İngiliz kasaba adlarının hemen hepsi iki parçalı bir bileşiktir: betimleyen bir baş öğe, yerleşmeyi ya da araziyi sınıflayan bir son öğe. Ashford “dişbudak, geçit”, dişbudakların bittiği geçittir; Oxford “öküzler, geçit”, öküzlerin karşıya geçtiği yerdir; Bradford “genişlik, geçit” ise yalnızca geniş geçit. Sıra Türkçe ile aynıdır — önce niteleyen, sonra baş — bu yüzden bileşik Türkçe okura ters gelmez. İlk yarının betimlediğini, ikinci yarının sınıflandırdığını bir kez gördünüz mü, İngiltere haritası bir ses yığını olmaktan çıkar ve bin yıl önce kaydedilmiş bir orman, geçit, tepe ve çiftlik dökümüne döner.
Öğrenmeye değer olan son öğelerdir. Eski İngilizce tun, çeperden çiftliğe ve oradan köye giden -ton sonunu verdi; ham bir yurtluktur; wic çoğunlukla sütçülük yapan uzmanlaşmış bir çiftliktir; burh surlu bir yerdir ve bugün -bury ya da -borough diye görünür; ceaster bir Roma kalesidir. İskandinav yerleşimi bunların üstüne köy için -by, uzak çiftlik için -thorpe, açılmış toprak için -thwaite ve dere için -beck ekledi. Yani son öğe, o yeri kimin kurduğunu ve kabaca hangi yüzyılda kurduğunu söyler.
Arazi öğeleri en eski katmandır ve kurguda kullanımı en kolay olanıdır. dun, tepe demek olan -don sonunu verdi; leah, ormanda açıklık demek olan -ley sonunu; cumb dar bir vadidir, mor kırlık, hyrst ağaçlı tepe. Bunlardan birini bir ağaçla, bir hayvanla, bir renkle ya da bir sahiple eşleyin: Ravenhurst “kuzgunlar, ağaçlı tepe”, Deepdale “derinlik, geniş vadi”, Blackmoor “karanlık, kırlık”. Sonuç fantezi buluşu gibi değil gerçek bir yerleşme gibi okunur, çünkü gerçek yerleşmeler tam olarak bu yolla adlandırıldı.
Sorular
Kasaba adlarının sonundaki -ton ne demek?
Eski İngilizce tun sözcüğünden gelir. Önce çeper, sonra çiftlik, en sonunda köy anlamına geldi ve İngiltere haritasının en sık görülen sonudur. Ashton “dişbudak, çeper” ve Stanton “taş, çeper” bu sonu taşıyan gerçek yerleşmelerdir. O kadar yaygındır ki neredeyse her baş öğeyle çalışır; hiç şaşmadan İngiliz duran bir ada ihtiyacınız olduğunda en güvenli bitiş budur, çünkü okur onu tanımak için hiçbir çaba harcamaz.
-ham ile -ton arasındaki fark nedir?
ham, Eski İngilizce ham sözcüğüdür: bir yurtluk ya da malikâne. İngiliz yerleşiminin en erken döneminde kurulmuş, daha yaşlı yerleri işaretleme eğilimindedir; Oakham “meşe ağacı, yurtluk” bu katmandandır. tun ise yalın bir çeper olarak başladı ve çok daha sonra, çok daha geniş bir alana yayıldı. Kaba bir kural olarak -ham daha eski ve daha seyrektir, -ton daha genç ve her yerdedir; bu ayrım masada bir yerleşmenin yaşını tek sözcükle ima etmenizi sağlar.
Gerçek duran bir fantastik şehir adı nasıl uydurulur?
Gerçek bir son öğe seçin, sonra bir yerleşimcinin gerçekten fark edeceği bir şeyi betimleyen baş öğe: bir ağaç, bir geçit, bir hayvan, toprağın rengi, bir sahip. Tuz, tebeşir, geyik, kuzgun, geniş ve soğuk hepsi işe yarar. Soyutlamadan kaçının; gerçek yerler görünürde ne varsa onun adını alır, nasıl hissettirdiğinin adını almaz. Türkçe yer adları da aynı iki katmanla kurulur: önce niteleyen, sonra arazi ya da yapı sözcüğü — Akşehir, Akpınar, Taşova — ve -hisar, -kale, -köy, -pınar, -ova sonları tam bu son öğe konumundadır. Sıra aynı olduğu için kalıbı Türkçe bir haritaya taşımak kolaydır.
-caster ya da -chester bir kasaba hakkında ne söyler?
O yerde bir Roma kalesi bulunduğunu söyler. Üç biçimin hepsi — -caster, -chester ve -cester — Latin castra sözcüğünden Eski İngilizce ceaster yoluyla iner ve aradaki fark yalnızca bölge ağızlarının aynı sonu farklı yıpratmasıdır. Kirkcaster “kilise, Roma kalesi” gibi bir adı kurguda kullandığınızda, bugünkü kasabanın surlarının içine kurulduğu daha eski bir imparatorluğu ima etmiş olursunuz; kazı yapan biri hep taş bulur.
Kuzey İngiltere kasabalarının çoğu neden -by ile bitiyor?
Çünkü onlara İskandinavca konuşanlar ad verdi. Eski İskandinavca byr çiftlik ya da köy demekti ve bu son tam olarak Danelaw bölgesinin tuttuğu topraklarda kümelenir: Yorkshire, Lincolnshire, Cumbria. Aynı katman -thorpe, -thwaite, -beck, -gill ve -holm sonlarını da verdi; Wulfby “kurt, köy” bu katmanın tipik ürünüdür. Bu sonları bir öyküde kullanmak, orada zaten oturan halktan başka bir dil konuşan gelenlerin yerleştiği bir bölgeyi haber verir.